| |
4 Yaş Çocuğu ve
Disiplin
Çocuğun hangi yaşta neleri yapıp neleri yapamayacağını bilmek için,
onun gelişim evrelerini öğrenmek önemlidir.
Dört yaşındaki bir çocuk kendi kendine hareket eden, soru soran,
seçim yapan ve kendisi hakkında bilgiler veren bir bireydir. Oldukça
hareketli olduğu bu dönemde el ve parmaklarını kullanmada epeyce ustalık
kazanmıştır. Ne? Nerede? Niçin? Nasıl? gibi çok fazla soru sorarken,
aynı zamanda sürekli gözlem yapar ve yetişkini örnek alır. Temel
davranış örneklerini bu dönemde kazanmaya başlar. Anne baba, sakin,
şefkatli, paylaşımcı ve sorumluluk sahibi iseler, çocuk bu olumlu
davranışları benimser. Cezalandırıcı bir ortamda ise çocuk hırçın ve
bencil olmayı öğrenir.
Toplumsallaşma yönünde epeyce yol kateden çocuk, yaşıtları ile olumlu
ilişkiler kurabilir. Ancak bu yaştaki çocuğun oyun sırasında kendi
isteklerinin olması için diretmesi çatışmalara neden olur. Bu çatışmalar
öğretici olup, oldukça önemli toplumsal deneyimlerdir.
Dört yaş çocuğu duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi başarır. Mantıklı
açıklama ister ve eleştiriden hiç çekinmez. Çevresinde duyduğu
sözcükleri tekrarladığında tepki aldığını ve büyüdüğünü fark etmesi
kendini güçlü hissetmesine neden olur. Bu aşamada, ebeveynin çok
dikkatli olması gerekir.
Anne ve babanın çocuğa yaklaşımlarında farklılıklar, tutarsızlıklar
olması, çocuğun güven duygusu kazanmasını ve disipline ilişkin kuralları
benimsemesini güçleştirir. Bu ortamda çocuk sadece kuralsızlığı öğrenir.
Kişiye belli alışkanlıklar kazandırma, onun kendisi ve çevresi ile
uyum içinde yaşamaya hazırlama sürecine disiplin adını veriyoruz. İyi
bir disiplin çocuğu sürekli engelleyerek değil, karşılıklı sevgi ve
saygı ile kurulabilir. Hiçbir toplumda, sonsuz özgürlüğün olmadığını
çocuk ailede öğrenmelidir. Etrafta başka insanlar, zarar vereceği veya
zarar görebileceği nesneler varsa kısıtlamaların olması kaçınılmazdır.
Kısıtlamalar çocuklar için gerekli ve koruyucudur. Ancak zararsız ve
makul olan istekler için imkan tanımak çocuğun ruh sağlığı, kendine ve
başkalarına güveni için gereklidir.
Konulan kuralların pekiştirilmesi, alışkanlıkların oluşmasında
önemlidir. Öğretilmek istenen kuralın pek çok kez tekrarlatılması
önemlidir. Ellerin yıkanması, oyuncakların toplanması, söz kesmeden
dinlemek gibi. Bunlara ait kurallar, zaman ve mekan içinde
değişmemelidir. Ayrıca yetişkinin duygusal durumu çocuğa olan tutumu
etkilememelidir. Ruh halimize göre durumda değişiklik yapmak çocuğu
çelişkide bırakır, kurallar pekişmez. Çocuklarımızın bizi model aldığını
unutmamak ve duygularımızı kontrol etmek zorundayız.
Çocuğun kendini kontrol etmeyi öğrenmesi, ceza ile değil mantık ve
anlayış ile mümkündür. Çocuk uygulamak istediğimiz kuralı kavrayabilecek
olgunluğa gelmişse, öğrenmesi daha kolaydır. Okul öncesi dönemde
çocuklar davranışlarından doğacak sonuçları kestiremezler, bu nedenle
verilecek cezalar kuralları pekiştirmez, sadece yetişkinin öfkesini
yatıştırır.
4 yaş çocuğu sürekli oynamak ister. Çocuğun oyun alanlarının uygun
hale getirilmesi, onları kazalardan uzak tutar. İstediğini yaptırmak
için ağlayan, etrafına saldıran, tepinen çocuğa azarlamak, küsmek yerine
sakin bir sesle “bu şartlarda bir şey yapamayız ama davranışını
kestiğinde tekrar düşünürüz” şeklinde bir yaklaşım çocuğun kendisini
kontrol etmesini ve değerlendirmesini sağlar. Olumlu ve başarılı
davranışlar sergilediğinde de ona hoş sözler söylemek gelecekteki
başarılara özendirir. Olumlu davranışları başardığında çocuğun kendisi
ile gurur duyabilmeyi öğrenmesi ona verdiğimiz olumlu mesajlar ile
mümkündür. Olumlu mesajlar çocuğun doğru yolda olduğunu bildirir ve
büyüdükçe bunu içselleştirir. Cezasız, az ödüllü, fakat olumlu mesajlar
çocuk disiplininde en uygun yol olarak görülmektedir.
Fazilet Aksoy
Psikolog
|
|