| |
İLETİŞİM
VE EMPATİ
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü
yolla başkalarına aktarılmasına iletişim denir.
Kişilerarası iletişim : Genel olarak kaynağını ve
hedefini insanların oluşturduğu iletişime kişilerarası iletişim denir.
İLETİŞİMİN ÖZELLİKERİ
1- İletişimde İlk Dakika (Başlangıç) Önemlidir:
İnsanlar arasındaki ilk karşılaşma, yapılan ilk
konuşmalar, kısa ilk izlenimler büyük önem taşır. Devam eden bir
ilişkide Mesela; anne ile çocuk iletişiminde, iletişime başlama anı çok
önemlidir. Örneğin; çocuğun kendisi için çok önemli bir konuyu veya
haberi annesine verdiği düşünelim. Annesinin ilgisiz beden duruşu,
tepkisiz yüz ifadesi iletişimi tamamen koparır ve iletişim başlamadan
biter.
2- İletişim Sadece Bilgi Alışverişi Değildir:
İletişimde bilgi ile birlikte duyguların aktarılması, ses
tonunu, jest ve mimiklerin beden dilinin etkili olarak kullanılması
gerekmektedir.
3- İletişim Kişiye Değil Kişiyle Yapılır:
İletişim onu oluşturan bireylerden birinin aktif oluşu
diğerinin ise onu seyretmesi veya sus pus dinlemesiyle olmaz. Kısaca;
iletişim ortak bir platformda yürütülür.
ÖRNEĞİN:
Anne babanın veya öğretmenin çocuğun konuşmasına fırsat
vermeden yaptıkları konuşmalar etkili bir iletişimden çok konuşmacının
boş yere nefes tüketmesinden ibarettir.
BENİM SÖYLEDİĞİMİ YAPMALISIN, BURADA BENİM SÖZÜM GEÇER,
SEN DOĞRUSUNU BİLEMEZSİN ANLAYIŞIYLA KİŞİYE ÖNEM VERMEYEN BİR ANLAYIŞLA
ETKİLİ İLETİŞİM KURAMAYIZ.
İLETİŞİMİN TEMEL KURALLAR
Konuşulanları yarıda kesmeyin.
Kişiler hakkında yorum yapmayın.
Yargılamayın ve eleştirmeyin.
Dinlerken başka şeyler yapmayın.
Kişileri karar vermeye, yorum yapmaya zorlamayın.
Savunmaya geçmeyin, sadece dinleyin.
Çok fazla konuşmayın.
Anlatılanlara gülmeyin, alaya almayın.
Duygularınızı gizlemeye çalışmayın.
Daha iyi anlamak için sorular sorun.
Geri bildirim verin.
Empatik, sabırlı ve kabul edici olun.
Yumuşak bir sesle ve acele etmeden konuşun.
Göz teması kurun.
Çocukla yüz yüze konuşun.
Etkileşime önem verin, uygun olduğunda kişiye dokunun ve
sarılın.
İLETİŞİM ENGELLERİ
• İletişimde dinlemek ve anlamaya çalışmak yerine hemen
yargılamak.
• Tek bir olaydan giderek kişiyi tanıdığımızı düşünmek.
• Beklentilerimizin söyleneni yorumlamakta etkili olması.
• Kendinizi ifade etmekten kaçınmak, onun yerine
anlaşılmayı beklemek.
• Konuştuğumuzda da herkesin bizim düşünce ve
duygularımızı hemen anlayıp onaylaması ve paylaşması gerektiğine
inanmak.
• Kendi kişisel algımızı gerçekleşmiş gibi düşünmek.
ETKİLİ İLETİŞİMDE EMPATİ
Empati; bir kişinin kendisini karşıdaki kişinin yerine
koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve
düşüncelerini doğru olarak hissetmesi ve bu durumu ona iletmesidir.
Empatinin 3 Aşaması Vardır:
1- Empati kuracak kişi kendisini karşıdaki kişinin yerine
koymalı olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Çünkü; her insan
dünyaya kendine özgü bakış tarzıyla bakar. Eğer; bir insanı anlamak
istiyorsak dünyaya onun bakış açısıyla bakmalıyız.
2- Empati kurduğumuz kişinin hem duygularını, hem de ne
düşündüğünü bilmeliyiz. Ancak; o zaman karşımızdaki kişiyi
anlayabiliriz.
3- Empatinin son öğesi ise; yaptığımız empatiyi
karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlasak
bile karşımızdaki kişiye uygun bir şekilde ifade etmeliyiz.
İYİ BİR İLETİŞİMCİ
Anlaşılır, nazik bir dil kullanır.
Dinlemesini bilir.
Duygularını kontrol altına alır.
Soru sorar, sorulmasına izin verir.
Güç çatışmasına girmez.
Beden dilini amaca uygun kullanmasını bilir.
DUYGULARINI İFADE ETMEDE ÇOCUĞA YARDIM
Öğretmenin veya ebeveynin kendini ifade etmesi için
çocuğa yardımcı olması gerekir.
Duyguyu reddetmek yerine - Duyguyu isimlendirin.
Açıklama ve mantık yerine - Çocuğa isteklerini bir hayal
dünyasında sunun.
Sorular ve öğütler yerine - Bir sözcükle onaylayın. (Öyle
mi ?, Hımmm..)
ÖNERİLER
1 ) Çocuğunuza zaman ayırın. Çocuğunuzla birlikte geçen
zaman asla boşa harcanan zaman değildir. Çocuğu sevmek, ona bolca ve
pahalı oyuncak almak değil onunla ortak faaliyetleri paylaşmak, ona
zaman ayırmak, onunla oynamaktır. Çocuğu sevmek, sözle sevgiyi ifade
etmenin ötesinde, eylemle bu duyguyu ona yaşatmaktadır.
2 ) Çocuğunuzla birlikte olduğunuz zaman tüm dikkatinizi
ona yoğunlaştırın. Bu nedenle de, başka bir işle meşgulken değil,
kendinizi rahat hissettiğinizde çocuğunuzla ilgilenerek, anne yada baba
olmanın keyfini çıkarın.
3 ) Aşağılamak, suçlamak, çocuk adına karar vermek
yerine, çocuğu dinleyin.
4 ) Dinlendiğini gören çocuk kabul edildiğini,
dolayısıyla sevildiğini düşünen çocuktur.
5 ) Göz kontağı kurarak, gülümseyerek kabul belirtisini
beden diliyle pekiştirin. Böylelikle çocuk “kişiliğine saygı
duyulduğunu”’ düşünerek iletişimini sürdürür.
6 ) Anne ve babasının kendisini dinlediğini gören çocuk
duygularını ifade etme olanağı bulur. Aldığı tepkilerle “ anlaşıldım”’
duygusunu yaşar. Böylelikle rahatlar.
7 ) Çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun.
Kendi içinizde çelişkili davranışlarda bulunmanız yada anne ve babanın
birbiriyle çelişen biçimde davranması, çocuğu ‘doğru’yu bulma konusunda
zorlar.
8 ) Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk,
anne ve babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul
edilmek ihtiyacındadır. Onun başka çocuklarla karşılaştırılması, kendini
değerli bir insan olarak görmesini engellerler. Çocuğun kendine özgü,
bağımsız bir birey olarak kabul edilmesi, ruh sağlığının temelini
oluşturur
|
|