***OKUL ÖNCESİ BİZİM SEVDAMIZ***TÜRKİYENİN TARTIŞILMAZ SİTESİ***OKUL ÖNCECİLERİN 2.ADRESİ

İÇİNDEKİLER
 
ANASAYFA
 
FORUM

 OYUN VE HAREKET
 FEN VE MATEMATİK

 HİKAYE-MASAL

 DRAMA

 ŞİİRLER

 SANAT ETKİNLİKLERİ

 PARMAK OYUNLARI

 TEKERLEMELER

 MAKALELER

 MÜZİK

 ÇOCUK GÖSTERİLERİ

 
 FLASH OYUN SİTESİ
 YEMEK TARİFLERİ

 YARARLI SİTELER

 
İLETİŞİM
 ZİYARETÇİ DEFTERİ

 ANKET
 ABONE OL
 
Giriş Sayfası Yap

sponsor Bağlantılar

HİKAYE, DRAMA, MÜZİK, SANAT, OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK. FEN VE MATEMATİK, BOYAMA
 

 
 

 
 

  

 

ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ İLİŞKİSİ

1-Öğrencilerinizi etkin bir biçimde dinleyin.

Öğüt vermek, akıl vermek, uyarıda bulunmak yerine çocuğun o an size anlatmakta olduğu duygularına yoğunlaşın. Size anlattığı duygularını çocuğa aynen yansıtın.

*Kapıyı açık tutun

*Kapıyı nasıl açık tutmalıyız.

*Kapı aralayıcılar- birkaç kelimeyle kapıyı araladık. (anlıyorum, hımm, öyle mi?, yaa, ilginç çok canın sıkılmış, seni anlıyorum, bana bir şeyler anlatmak istiyorsun uygun bir zamanda seni dinlemek için vakit ayıracağım…).

*Etkin dinlerken çocuğun duygularını onaylayın ve geri yansıtın.

Örnek:

Çocuk: Ağlayarak kırılan eşyasını öğretmenine gösterir.

Öğretmen: Kırıldığı için çok üzülüyorsun.

(olur böyle şeyler, yenisini alırsın, dikkatli oynasaydın kırılmazdı… çözüm önerici akıl verici cümleler pek işe yaramaz.)

Çocuk: Evet, babam onu bana doğum günümde almıştı.

Öğretmen: Baban aldığı için, onu çok seviyordun.

Çocuk: En sevdiğim oyuncağımdı.

Öğretmen: Sence şu an ne yapabiliriz.

Çocuk: Birlikte yapıştırabilir miyiz? Yenisini alıncaya kadar bununla oynamak istiyorum.

Etkin dinleyerek çocuğun duygularını anladığınızı hissettirirsiniz.

-Duygularının anlaşıldığını hisseden çocuk, daha çabuk sakinleşir.

-Duyguları anlaşıldıktan sonra, soruna kendi çözümünü bulabilir.

-Duygularını bastırarak, ağlamamasını söylemek, hemen çözüm üretip yenisi alınır deseniz bile fazla işe yaramaz. Çocuk anlaşılmadığını hisseder, gerginliği üzerinden atamaz.

-Etkin dinleyerek çocuğa şu mesajları göndermiş olursunuz;

*Sorun senin ve istediğin tepkiyi gösterebilirsin

*Duygularını önemsiyorum

*Şu an hissettiklerini anlıyorum (empati)

Yanlış tutum:

*Dinlemez, sorunu anlamaz.

*Düzeltir, artık büyüdün bebek gibi ağlamak sana yakışmıyor.

*Öğretir, Her zaman böyle şeyler başına gelebilir, alışmalısın.

2-Sen iletileri yerine ben iletileri gönderin.

“Bebek gibi ağlama” yerine “ağlayan birisinin ne söylediğini anlamam biraz zor”.

“Çok dağınıksın” yerine “dağınık bir sınıfta rahat ders yapamıyorum

“Çok  ısrarcısın” yerine “biraz sonra işim bitecek, seninle o zaman ilgilenebilirim”.

“Beni dinlemiyorsun ve arkadaşlarının dikkatini dağıtıyorsun” yerine “söylediklerimi dinlersen çok ilginç, güzel, eğlenceli şeyler duyabilirsin.Bak arkadaşların anlattıklarımı dinlemek istiyor.Sınıf içerisinde dolaşan, konuşan… birisi olduğunda sesimi duyamıyorlar.”  

-Ben iletileri göndermekle çocuğun sizin durumunuzu anlamasını sağlarsınız.

-Ben iletileri çocuğa sıfatlar yakıştırmadan, çocuğa sorununuzu iletmenizi sağlar.

-Ben iletileri kabul edilemeyen davranışları değiştirme sorumluluğunu çocuğa verir.

-Ben iletileri davranışlarını değiştirmesi için çocuğa bir şans verdiğimizi ifade eder. Gereksinmelerimize saygı göstereceğine güvendiğimizi ve sorumluluğu onda bıraktığımızı anlatır.

-Ben iletilerinde olumsuz duygularınızı dile getirirsiniz, sen iletilerinde olumsuz duygulara neden olan kişiyi suçlarsınız.

-Sen iletileri doğrudan çocuğu sorumlu tuttuğu için suçluluk duygusuna sebep olur.

-Sen iletileri genellikle suçlayıcı ve itham edicidir. Böyle bir durumda çocuk hemen savunmaya geçer, bu da genellikle davranışın ısrarla devam etmesi demektir.

3- Yapılan yanlışları olumlu kelimelerle anlatın.

“ Yemeğini yemediğinde, çok üzülüyorum” veya “ Yemeğini yemezsen büyümezsin.”

yerine “ Yemeğini yersen mutlu olacağım” veya “ Yemeğini yersen çabuk büyürsün.”

“Sınıfı toplamadan oynayamazsınız” yerine “Sınıfı topladıktan sonra oynayabilirsiniz.”

“Dersine çalışmazsan başaramazsın” yerine “Dersini yaparsan başarırsın”

“yavaş kesiyorsun, çabuk olmazsan yetişemeyeceksin.” yerine “ biraz daha hızlanırsan zamanında bitirebilirsin.”

4-Çocuğa bir şeyler anlatırken veya söylerken mümkünse ten teması kurun.

Saçlarını okşamak, omzuna arkadaşça kolunu atmak, yanaklarını okşamak, elleri birbirine vurmak, kucaklamak, elerini tutup göz teması kurmak…

5-Bir problem olduğunda hep siz çözmeyin.

“Aaa… ne oldu şimdi, gördün mü yaptığını, hiç senin olmayan bir şeye böyle davranılır mı?”

“Bunu neden yaptın? Senin gibi cici bir çocuğa hiç yakışmadı….” Yerine ;

Sen arkadaşının yerinde olsaydın neler hissederdin?

Arkadaşın oyuncağı kırıldığı için çok üzülecek (üzülüyor), sence şimdi ne yapabiliriz?

Böyle bir durumda çocuk suçlanmadığı ve çözüme ortak edildiği için kendince çözümler üretecektir. Empati kurup arkadaşının duygularını anlayacaktır. Çocuğun çözümlerini takdir edin. “Güzel bir fikir, harika bir çözüm…”

Çözüm uygulanabilirse hemen uygulayın,değilse çocuğu gayretinden dolayı tebrik ettikten sonra, alternatif çözüm önerileri sunarak seçim yapmasını isteyin. Çözümü kendisi üretmemiş olsa bile seçim yaparak çözüme katkıda bulunmuş olur.

6-İyimser olun, en olumsuz bir olayda dahi çocuğun duygularını iyiye yönlendirin.

-Bu durum senin için bir tecrübe oldu, tekrar karşılaştığında nasıl davranacağını öğrenmiş oldun.

7-Bütün çocuklar tek tek ilgi beklerler, gün içerisinde dengeli bir şekilde hepsiyle ilgilenmeye çalışın.

Çocukların sevgi dillerini bilir ve ona göre davranırsanız zaman kaybetmemiş ve daha doyurucu bir ilgi sunmuş olursunuz. Fiziksel temas, onay ve taktir sözleri, nitelikli beraberlik(görev veya sorumluluk  verme, yardım isteme…)…

8-Uyarıda bulunmadan yaptırım kullanmayın.

Aynı hatayı, ısrarla tekrarlayan çocuğa önce ben iletili bir mesaj gönderin.

Durum değişmezse birkaç kez, incitmeden, rencide etmeden, mümkünse arkadaşlarının duymayacağı bir şekilde uyarın.

Neden laf anlamıyorsun? ,Sana kaç defa söyleyeceğim?, yerine

“Arkadaşınla konuştuğun için dikkatim dağılıyor, anlatacaklarımı anlatamıyorum”

“Bu davranışı yapmaya devam edersen bir süre arkadaşlarından ayrı oturmak durumunda kalabilirsin.”

 

9-Yaptırım kullanmak zorunda kaldığınızda neyi niçin yaptığınızı çocuğa açıklayın.

Yaptırımı uygulamadan önce çocuğa sebebini açıklayın, bir şans daha verin tercihi ona bırakın.

“Ben bir şeyler anlatırken arkadaşınla konuşmaman konusunda seni uyarmıştım.

Bir süre beni buradan dinlemeni istiyorum, davranışını düzeltmeye karar verdiğinde yerine gidebilirsin.”

10-Çocuğa, özel sorular sorun.

Baban iş gezisinden döndü mü?

Kardeşin seninle oynayabilecek kadar büyüdü mü?

Yeni evinizi görmeyi çok isterdim?

Hasta olduğunda evde neler yaptın?

Dün neden okula gelmediğini merak ettim?

………………………gibi

11-Konu anlatımlarında konuyu zevkli hale getirin.

Kendinizden bir şeyler katın,

Hikayelerle bağlantı kurun,

Canlandırma tekniğini kullanın,

Çocuklara soru yöneltin,

Mümkün olduğu kadar çok materyalle çalışın, böylece konunun çocuğun gözünde daha iyi canlanmasını sağlarsınız ,bilgiler daha kalıcı olur. (sonbahar: kuru yapraklar,giyecekler, rüzgar veya yağmur efektleri…)

12-Canlı, heyecanlı, enerjik bir ses tonu kullanın.     

Değişik tonlamalarla sesinizi renklendirin. Bu hem daha dikkat çekici olur hem de çocukları eğlendirir.

-Taklit yapın,

-hayvanları konuşturun,

-mümkün olursa konuyla ilgili efektler kullanın(hayvan sesleri, yağmur, rüzgar, araç sesleri…)

13-Espri yapın,sempatik olun.

“Arabaları park edelim” diyerek ayakkabı çıkarma işini eğlenceli ve cazip hale getirebilirsiniz.

“çiçek olalım” kolları bağlayıp sessiz oturmak için.

“ağzımızın fermuarını kapatalım”

“çöpün karnı acıkmış” sınıf temizliği için

“haydi şimdi elektrik süpürgesi olup sınıfımızı temizleyelim.”

14-Güler yüzlü olun.

Unutmayın, gülen bir yüz, sınıf içi başarınızın ve çocuklarınızın kalbine açılan kapının anahtarıdır. Çocuklar sizin gerginliğinizi çok çabuk anlarlar ve onlar da gerginleşirler.

Böyle durumlarda kendinizi rahatlatmak için öğrencilerinizle birlikte dinlenme ve rahatlama hareketleri yapabilirsiniz.

Gözlerinizi kapatın sessizce hayaller kurun…

El ele tutuşup sessizce güzel bir şarkı söyleyin..

Oturarak nefes alıp verme çalışması yapın…

Hazırlayan:Rehberlik Bölümü - Elif İlay Hüsmen  

 

 

NOT: Sitemiz yazarı Elif İlay Hüsmen'in yazılarının kopyalanması ve elektronik ortamında çoğaltılması telif haklarına göre suçtur. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve yayınlanamaz. Yararlanmak isteyenler sitemize girip faydalanmaları gerekmektedir.Aksi takdirde ilgili mercilere suç duyurusunda bulunulacaktır.

 

             

Free Web Site Counter

Metin Kutusu:  
Arama Motorunuz