|
ÖĞRETMEN
ÖĞRENCİ İLİŞKİSİ
1-Öğrencilerinizi etkin bir biçimde dinleyin.
Öğüt vermek,
akıl vermek, uyarıda bulunmak yerine çocuğun o an size anlatmakta olduğu
duygularına yoğunlaşın. Size anlattığı duygularını çocuğa
aynen yansıtın.
*Kapıyı
açık tutun
*Kapıyı nasıl
açık tutmalıyız.
*Kapı
aralayıcılar- birkaç kelimeyle kapıyı araladık. (anlıyorum, hımm, öyle
mi?, yaa, ilginç çok canın sıkılmış, seni anlıyorum, bana bir şeyler
anlatmak istiyorsun uygun bir zamanda seni dinlemek için vakit
ayıracağım…).
*Etkin
dinlerken çocuğun duygularını onaylayın ve geri yansıtın.
Örnek:
Çocuk:
Ağlayarak kırılan eşyasını öğretmenine gösterir.
Öğretmen:
Kırıldığı için çok üzülüyorsun.
(olur böyle
şeyler, yenisini alırsın, dikkatli oynasaydın kırılmazdı… çözüm önerici
akıl verici cümleler pek işe yaramaz.)
Çocuk:
Evet, babam onu bana doğum günümde almıştı.
Öğretmen:
Baban aldığı için, onu çok seviyordun.
Çocuk:
En sevdiğim oyuncağımdı.
Öğretmen:
Sence şu an ne yapabiliriz.
Çocuk:
Birlikte yapıştırabilir miyiz? Yenisini alıncaya kadar bununla oynamak
istiyorum.
Etkin
dinleyerek çocuğun duygularını anladığınızı hissettirirsiniz.
-Duygularının
anlaşıldığını hisseden çocuk, daha çabuk sakinleşir.
-Duyguları
anlaşıldıktan sonra, soruna kendi çözümünü bulabilir.
-Duygularını
bastırarak, ağlamamasını söylemek, hemen çözüm üretip yenisi alınır
deseniz bile fazla işe yaramaz. Çocuk anlaşılmadığını hisseder,
gerginliği üzerinden atamaz.
-Etkin
dinleyerek çocuğa şu mesajları göndermiş olursunuz;
*Sorun senin
ve istediğin tepkiyi gösterebilirsin
*Duygularını
önemsiyorum
*Şu an
hissettiklerini anlıyorum (empati)
Yanlış tutum:
*Dinlemez,
sorunu anlamaz.
*Düzeltir,
artık büyüdün bebek gibi ağlamak sana yakışmıyor.
*Öğretir, Her
zaman böyle şeyler başına gelebilir, alışmalısın.
2-Sen
iletileri yerine ben iletileri gönderin.
“Bebek gibi
ağlama” yerine “ağlayan birisinin ne söylediğini anlamam biraz zor”.
“Çok
dağınıksın” yerine “dağınık bir sınıfta rahat ders yapamıyorum”
“Çok
ısrarcısın” yerine “biraz sonra işim bitecek, seninle o zaman
ilgilenebilirim”.
“Beni
dinlemiyorsun ve arkadaşlarının dikkatini dağıtıyorsun” yerine
“söylediklerimi dinlersen çok ilginç, güzel, eğlenceli şeyler
duyabilirsin.Bak arkadaşların anlattıklarımı dinlemek istiyor.Sınıf
içerisinde dolaşan, konuşan… birisi olduğunda sesimi duyamıyorlar.”
-Ben iletileri
göndermekle çocuğun sizin durumunuzu anlamasını sağlarsınız.
-Ben iletileri
çocuğa sıfatlar yakıştırmadan, çocuğa sorununuzu iletmenizi sağlar.
-Ben iletileri
kabul edilemeyen davranışları değiştirme sorumluluğunu çocuğa verir.
-Ben iletileri
davranışlarını değiştirmesi için çocuğa bir şans verdiğimizi ifade eder.
Gereksinmelerimize saygı göstereceğine güvendiğimizi ve sorumluluğu onda
bıraktığımızı anlatır.
-Ben
iletilerinde olumsuz duygularınızı dile getirirsiniz, sen iletilerinde
olumsuz duygulara neden olan kişiyi suçlarsınız.
-Sen iletileri
doğrudan çocuğu sorumlu tuttuğu için suçluluk duygusuna sebep olur.
-Sen iletileri
genellikle suçlayıcı ve itham edicidir. Böyle bir durumda çocuk hemen
savunmaya geçer, bu da genellikle davranışın ısrarla devam etmesi
demektir.
3- Yapılan
yanlışları olumlu kelimelerle anlatın.
“ Yemeğini
yemediğinde, çok üzülüyorum” veya “ Yemeğini yemezsen büyümezsin.”
yerine “
Yemeğini yersen mutlu olacağım” veya “ Yemeğini yersen çabuk
büyürsün.”
“Sınıfı
toplamadan oynayamazsınız” yerine “Sınıfı topladıktan sonra
oynayabilirsiniz.”
“Dersine
çalışmazsan başaramazsın” yerine “Dersini yaparsan başarırsın”
“yavaş
kesiyorsun, çabuk olmazsan yetişemeyeceksin.” yerine “ biraz daha
hızlanırsan zamanında bitirebilirsin.”
4-Çocuğa bir
şeyler anlatırken veya söylerken mümkünse ten teması kurun.
Saçlarını
okşamak, omzuna arkadaşça kolunu atmak, yanaklarını okşamak, elleri
birbirine vurmak, kucaklamak, elerini tutup göz teması kurmak…
5-Bir problem
olduğunda hep siz çözmeyin.
“Aaa… ne oldu
şimdi, gördün mü yaptığını, hiç senin olmayan bir şeye böyle davranılır
mı?”
“Bunu neden
yaptın? Senin gibi cici bir çocuğa hiç yakışmadı….” Yerine ;
Sen
arkadaşının yerinde olsaydın neler hissederdin?
Arkadaşın
oyuncağı kırıldığı için çok üzülecek (üzülüyor), sence şimdi ne
yapabiliriz?
Böyle bir
durumda çocuk suçlanmadığı ve çözüme ortak edildiği için kendince
çözümler üretecektir. Empati kurup arkadaşının duygularını anlayacaktır.
Çocuğun çözümlerini takdir edin. “Güzel bir fikir, harika bir çözüm…”
Çözüm
uygulanabilirse hemen uygulayın,değilse çocuğu gayretinden dolayı tebrik
ettikten sonra, alternatif çözüm önerileri sunarak seçim yapmasını
isteyin. Çözümü kendisi üretmemiş olsa bile seçim yaparak çözüme katkıda
bulunmuş olur.
6-İyimser
olun, en olumsuz bir olayda dahi çocuğun duygularını iyiye yönlendirin.
-Bu durum
senin için bir tecrübe oldu, tekrar karşılaştığında nasıl davranacağını
öğrenmiş oldun.
7-Bütün
çocuklar tek tek ilgi beklerler, gün içerisinde dengeli bir şekilde
hepsiyle ilgilenmeye çalışın.
Çocukların
sevgi dillerini bilir ve ona göre davranırsanız zaman kaybetmemiş ve
daha doyurucu bir ilgi sunmuş olursunuz. Fiziksel temas, onay ve taktir
sözleri, nitelikli beraberlik(görev veya sorumluluk verme, yardım
isteme…)…
8-Uyarıda
bulunmadan yaptırım kullanmayın.
Aynı hatayı,
ısrarla tekrarlayan çocuğa önce ben iletili bir mesaj gönderin.
Durum
değişmezse birkaç kez, incitmeden, rencide etmeden, mümkünse
arkadaşlarının duymayacağı bir şekilde uyarın.
Neden laf
anlamıyorsun? ,Sana kaç defa söyleyeceğim?, yerine
“Arkadaşınla
konuştuğun için dikkatim dağılıyor, anlatacaklarımı anlatamıyorum”
“Bu davranışı
yapmaya devam edersen bir süre arkadaşlarından ayrı oturmak durumunda
kalabilirsin.”
9-Yaptırım
kullanmak zorunda kaldığınızda neyi niçin yaptığınızı çocuğa açıklayın.
Yaptırımı
uygulamadan önce çocuğa sebebini açıklayın, bir şans daha verin tercihi
ona bırakın.
“Ben bir
şeyler anlatırken arkadaşınla konuşmaman konusunda seni uyarmıştım.
Bir süre beni
buradan dinlemeni istiyorum, davranışını düzeltmeye karar verdiğinde
yerine gidebilirsin.”
10-Çocuğa,
özel sorular sorun.
Baban iş
gezisinden döndü mü?
Kardeşin
seninle oynayabilecek kadar büyüdü mü?
Yeni evinizi
görmeyi çok isterdim?
Hasta
olduğunda evde neler yaptın?
Dün neden
okula gelmediğini merak ettim?
………………………gibi
11-Konu
anlatımlarında konuyu zevkli hale getirin.
Kendinizden
bir şeyler katın,
Hikayelerle
bağlantı kurun,
Canlandırma
tekniğini kullanın,
Çocuklara soru
yöneltin,
Mümkün olduğu
kadar çok materyalle çalışın, böylece konunun çocuğun gözünde daha iyi
canlanmasını sağlarsınız ,bilgiler daha kalıcı olur. (sonbahar: kuru
yapraklar,giyecekler, rüzgar veya yağmur efektleri…)
12-Canlı,
heyecanlı, enerjik bir ses tonu kullanın.
Değişik
tonlamalarla sesinizi renklendirin. Bu hem daha dikkat çekici olur hem
de çocukları eğlendirir.
-Taklit yapın,
-hayvanları
konuşturun,
-mümkün olursa
konuyla ilgili efektler kullanın(hayvan sesleri, yağmur, rüzgar, araç
sesleri…)
13-Espri
yapın,sempatik olun.
“Arabaları
park edelim” diyerek ayakkabı çıkarma işini eğlenceli ve cazip hale
getirebilirsiniz.
“çiçek olalım”
kolları bağlayıp sessiz oturmak için.
“ağzımızın
fermuarını kapatalım”
“çöpün karnı
acıkmış” sınıf temizliği için
“haydi şimdi
elektrik süpürgesi olup sınıfımızı temizleyelim.”
14-Güler yüzlü
olun.
Unutmayın,
gülen bir yüz, sınıf içi başarınızın ve çocuklarınızın kalbine açılan
kapının anahtarıdır. Çocuklar sizin gerginliğinizi çok çabuk anlarlar ve
onlar da gerginleşirler.
Böyle
durumlarda kendinizi rahatlatmak için öğrencilerinizle birlikte dinlenme
ve rahatlama hareketleri yapabilirsiniz.
Gözlerinizi
kapatın sessizce hayaller kurun…
El ele tutuşup
sessizce güzel bir şarkı söyleyin..
Oturarak nefes
alıp verme çalışması yapın…
Hazırlayan:Rehberlik Bölümü - Elif İlay Hüsmen
NOT: Sitemiz yazarı Elif İlay Hüsmen'in yazılarının kopyalanması ve
elektronik ortamında çoğaltılması telif haklarına göre suçtur. Hiçbir
şekilde alıntı yapılamaz ve yayınlanamaz. Yararlanmak isteyenler
sitemize girip faydalanmaları gerekmektedir.Aksi takdirde ilgili
mercilere suç duyurusunda bulunulacaktır. |